Boşanma Davasında Hâkim Neler Sorar?

Anlaşamayan çiftler arasında ortak bir karar sonucu boşanma davası açılmaktadır. Boşanma davası açılırken dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. Her iki tarafında isteyerek boşanma davası açmış olması oldukça önemlidir. Boşanma davası açılırken ilk olarak iyi bir avukat bulunmalıdır bu sayede süreç iyi bir şekilde yürütülebilir. Çünkü boşanma davaları hem maddi hem de manevi olarak oldukça zor bir süreçtir. Dava sırasında hâkim her iki tarafa da belirli sorular yöneltir. Boşanma davasının neden açıldığı, davanın açılmasına sebep olan olay örgüsü, zaman içerisinde tarafların olayda haklılık payı gibi birçok soru sormaktadır. Bu soruların sorulma sebebi ise sebeplerin gerçekliği ve temelde neden sarsıldığını araştırmaktır. Sarsılma da hangi tarafın daha suçlu olduğunu araştırır. Sürecin devamında ise tanıkların ifadelerine başvurulur. Dava da hâkim tarafından verilen karar ile süreç işlemeye devam eder. Boşanma davalarının çeşitli olması sebebiyle bazen sorulan sorularda dava türüne göre değişmektedir.

Devamını Oku

Boşanma Davalarında Hangi Delillere Başvurulabilir?

Bireyler sevgi ve hoşgörünün getirmiş olduğu mutluluğu beraber paylaşabilmek için evliliğe adım atmaktadırlar. 2 kişi bir hayatı birleştirmek amacıyla istedikleri zaman kanunlar çerçevesinde belirlenen şartları yerine getirerek evlenmektedir. Ülkemizde ve dünyanın birçok ülkesinde evlilik yasalarla koruma altına alınmış olan bir kurumdur. Dünyadaki hemen hemen bütün ülkelerde yürürlükte olan kanunların içeriklerine göre taraflardan biri veya ikisinin herhangi bir sorun belirtmesi durumunda sağlanan evlilik kurumunun sonlandırılması da mümkündür. Evliliği sonlandırmaya boşanma denilmektedir. Burada bazen tek tarafın şikayetleri bazen ise iki tarafın birlikte almış oldukları kararlar etkili olarak boşanma sağlanabilmektedir. Yani kısaca evlilik birliğinin bozulmasına boşanma diyebiliriz. Bazı durumlarda boşanma aşamasında zorluklar ortaya çıkabilmektedir. Bir taraf boşanma isterken diğer taraf istememektedir. Bu tarz durumlarda boşanmak isteyen tarafın şikayetçi olduğu tarafla ilgili bazı delilleri mahkemeye sunması gerekmektedir.

Devamını Oku

İşten Çıkarılınca İşçi Nereye Başvurmalı?

İş hayatında işçi-işveren arasında yaşanabilmesi muhtemel tüm sorunlar, İş Kanununda yer alan hükümler doğrultusunda çözüme kavuşturulmaktadır. İş akdi işveren tarafından haksız bir şekilde fesih edilen işçiler de kanun hükümlerine uygun başvurularla sahip oldukları haklara kavuşabilmektedir. İşçi-işveren arasında yaşanan en önemli sorunlardan biri olan işten çıkarılma, işçinin yaşayabileceği en büyük sorunlardan biridir. İşçinin gelecek korkusu yaşamasına ve psikolojik olarak çöküşüne sebep olan bu tür durumlarda kanuni sürecin gerektiği gibi yürütülmemesi halinde önemli hak kayıplarının oluşması muhtemeldir.

Devamını Oku

Boşanma Davasında Neler Talep Edilebilir?

Herkes mutlu bir yuva kurmak, güzel bir evlilik sürdürmek ve çocuk sahibi olmak ister. Ancak hayatta her şey insanlar için olduğu gibi boşanmak da insanlar içindir. Evlilik gibi boşanmak da doğal bir süreçtir. Fakat bazı zorlukları vardır. Evlilik esnasında hayallerine kavuşmanın verdiği mutluluk ile her şey yolunda gözükebilir. Ancak boşanmak bu kadar hızlı ilerleyen ve olumlu duygularla gelişen bir süreç değildir. Ülkemiz de boşanmaların çoğundan bazı sıkıntılar yaşanmaktadır. Sonuçta genel itibariyle oturmuş bir kültürümüz olduğundan herkes medeni davranamaz. Sorunsuz boşanma oranı oldukça düşüktür.

Devamını Oku

Boşanmak İstiyorum Ne Yapmam Lazım

Türk Medeni Kanunu’nda belli kurallar çerçevesinde boşanma davaları hakkında düzenlemeler yapılmıştır. Boşanma davaları, anlaşmalı ve çekişmeli boşanma olmak üzere iki şekilde yapılmaktadır. Anlaşmalı boşanma, her iki tarafında boşanmaya karar vermesi ve boşanma durumunda alınan kararlar konusunda fikir birliğine varılması sonucunda yapılan boşanma davalarıdır. Anlaşmalı boşanma davalarında Hâkim, tarafların boşanma ve diğer zorunlu konularda anlaşıp anlaşılmadığına bakmaktadır. Anlaşmalı boşanma davalarında kısa sürede çözüme ulaşılmaktadır. Boşanma davası boyunca kavga ve çekişmelerden uzak kalmak isteyen çiftler anlaşmalı boşanmayı yolunu tercih ederler. Anlaşmalı boşanma davalarında, boşanma sebebinin Medeni Kanun’da yer alan “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” hükmü esas alınarak boşanmaya karar verilir.

 

Boşanma Sebepleri Nelerdir?

Tarafların boşanma davası açabilmeleri için bazı sebepler bulunmaktadır. Medeni Kanuna göre boşanma davası açma sebepleri şunlardır:

  • Suç işleme
  • Ortak konutu terk etmek
  • Evlilik birliğinin sarsılması
  • Hayata kastetmek
  • Zina ve aldatma
  • Kötü ve onur kırıcı davranışlar
  • Haysiyetsiz hayat sürme
  • Akıl hastalığı

Taraflardan birinin zina yapması durumunda diğer taraf zina nedeniyle boşanma davası açabilir. Dava açmaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak 6 ay ve sonradan durumu öğrenmesi halinde ise zina eyleminin üzerinden zamanaşımı süresi olan 5 yıl içerisinde dava açılmazsa, kişinin dava hakkı düşmektedir. Şayet eş affetmişse dava hakkı yoktur.

 

Anlaşmalı Boşanmanın Şartları Nelerdir?

Anlaşmalı boşanma davalarında, eşlerin bazı kanun ve şartları uygulaması gerekmektedir. Bu şartlar şunlardır:

  • Resmi evlilikte, resmi nikâh işleminin yapıldığı tarihten itibaren çiftlerin en az 1 yıl evli kalmaları gerekmektedir.
  • Anlaşmalı boşanma sürecinde her iki tarafın belli konular üzerinde anlaşmaları gerekir ve birlikte dava açmalıdırlar.
  • Boşanma kararı vermiş olan karı ve kocanın, maddi konularda, velayet hususunda ve diğer bazı konuların yer aldığı bir protokol hazırlanmış olmalıdır.
  • Davaya, her iki tarafında katılması zorunludur.
  • Hâkim, eşlerin ortak anlaştığı konuları uygun bulması gerekmektedir.

Çiftlerin Özgür iradeleri ile boşanmaya karar vermiş olmaları gerekir.

 

Anlaşmalı Boşanma Davası Süresi

Anlaşmalı boşanma davaları, çiftler pek çok konuda anlaştıkları için kısa sürede sonuçlanmaktadır. Çiftlerin tüm şartlarda anlaşması, mahkemede herhangi bir karışıklık oluşturacak maddelerin olmaması ve yasal düzenlemeler kapsamında hazırlanmış bir protokol ile dava, yaklaşık 1-2 ay içerisinde sonuçlanmaktadır. Mahkemelerin yoğunluğuna göre dava 4-5 aya kadar sürebilmektedir. Kısa sürede boşanma davasının sonuçlanması için bir avukat aracılığıyla protokol hazırlanmalıdır, böylece mahkeme heyeti tarafından hızlıca dava kabul edilmesi sağlanarak 1 hafta içerisinde bile dava sonuçlanabilmektedir. Anlaşmalı boşanma davaları en hızlı yol olarak görülmektedir. Eşler tek celsede anlaşırlarsa, boşanabilmeleri mümkündür. Çekişmeli davalar ise çoğu zaman senelerce sürdüğünden maddi ve psikolojik olarak eşler yıpratmaktadır.

 

Boşanma Davası Protokolünün Hâkim Tarafından Reddedilmesi Durumları

Hâkim genel olarak anlaşmalı boşanma davalarında, eşler arasında yapılan protokolü kabul eder ve eşlerin evliliği sona erdirme istekleri uygun görülür. Bazı durumlarda hâkim protokolü reddedebilmektedir. Çoğunlukla ret sebepleri maddi konularda olmaktadır ve eşler arasında aşırı bir menfaat dengesizliği tespit edilirse, mahkeme bu menfaat dengesizliğinin giderilmesini isteyebilir. Ayrıca hâkim bunun dışında protokol üzerinde düzenlemede yapabilir. Hâkimin düzenlemesinin gerçekleşebilmesi için, eşlerin yeni şartlara onay vermesi gerekmektedir. Buradan anlaşılacağı gibi hâkimin düzeltmelerinin geçerli olabilmesi için eşlerin bu yeni şartları kabul etmelerine bağlıdır.

 

Anlaşmalı Boşanma Davalarında Avukatın Önemi

Anlaşmalı boşanma davalarında şahıslar tarafından dava açılabilir ve süreç takip edilebilir, yani avukat zorunlu değildir. Fakat boşanma davalarında hukuki kurallar aynen uygulanır. Bu sebeple usul kurallarının bilinmemesi sebebiyle oluşabilecek sorunlara engellemek adına, boşanma avukatı ile başvuru yapmak ve sürecin avukattan destek alarak takip edilmesi yararlı olacaktır. Anlaşmalı boşanma davasında kısa zamanda ve hak kaybına yol açmayacak bir şekilde bir sonuç alınabilmesi için, avukat yardımı önemlidir. Anlaşmalı boşanma davaları için, görevli mahkemeler Aile Mahkemeleri’dir, fakat Aile Mahkemeleri’nin olmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri’ne başvurulabilir.

 

Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımı

Anlaşmalı boşanma davalarında mal paylaşımı yapmak zorunlu değildir. Boşanma gerçekleştikten sonra mal paylaşımı konusunda anlaşmazlıklar ortaya çıktığında, daha sonra mal paylaşımı davası açılabilir. Mal paylaşımı davası neticesinde mahkeme yargılamasını yapar ve kararını verir. Mal paylaşımı ile ilgili konular anlaşmalı boşanma sözleşmelerinde, ifadelerin yanlış kullanılmasına neden olabilmektedir. Bu gibi durumlarda davanın uzamasına yol açabilir veya hâkimin bazı maddelere müdahalesine neden olabilir. Mal paylaşımı gibi sorunlu konularda Yargıtay kararlarına bakarak sürecin takip edilmesi faydalı olacaktır.

 

Çekişmeli Boşanma Davası

Boşanma davası, anlaşmalı ya da çekişmeli boşanma davalarından hangisinin tercih edildiğine göre değişiklik gösterir. Her ikisi dava türü Aile Mahkemesi’nde açılır. Boşanmak isteyen eş, başvuru yaparken iki nüsha dava dilekçesi, eklemek istediği belgeler, nüfus cüzdanı fotokopisini ekleyerek başvuru yapmalıdır. Çekişmeli boşanma davalarında yetkili mahkeme davalı tarafın yerleşim yeri olan il veya ilçedeki aile mahkemesinde dava açılabilir. Davacı eşin yerleşim yerindeki Aile Mahkemesi’nde de boşanma davası açılabilir. Ayrıca boşanmak isteyen çiftlerin son 6 aydan beri yaşadıkları yerleşim yerlerindeki aile mahkemesinde de boşanma davası açılabilir.

 

Boşanma Davasında Gerekçe Göstermek Zorunlu mu?

Boşanma davası açan eş dava dilekçesinde, genel veya özel nitelikte sebepler göstererek somut bir boşanma gerekçesi belirtmek zorundadır. Boşanma davası açan eş, boşanma sebebi olarak zina ve aldatma, kötü ve onur kırıcı davranışlar, haysiyetsiz hayat sürme gibi sebepler göstermelidir. Çiftler boşanma dilekçesinde gösterdikleri nedenleri mahkeme esnasında ispatlaması gerekmektedir. Bunun aksi bir durumda boşanma davası ret edilebilir. Davayı açan taraf, boşanma nedenini göstermeli ve boşanma davasında karşı tarafın kusurlu olduğunu ispatlaması gereklidir. Davayı açan eş dava başvurusunda gerekçe olarak gösterdiği durumlar davacının kendi kusurundan dolayı meydana gelmişse hâkim tarafından boşanma davası reddedilir. Fakat anlaşmalı boşanma davalarında uyuşmazlık konusu eşlerin kusuru veya dava başvuru sürecinde ileri sürdükleri gerekçelere bağlı değildir.

 

Eşlerden Birinin Boşanmak İstememesinin Dava Sürecine Etkisi

Genellikle boşanma davasında her iki taraf da diğer tarafın kusurunu ispatlayarak davanın kendi lehine sonuçlanmasına sağlamaya çalışmaktadır. Fakat bazen eşlerden biri boşanmak istemeyebilir. Bu gibi durumlarda boşanma davasını açan eş, karşı tarafın boşanmak istemezse bile davasını ispatlalarsa boşanma işlemi gerçekleşir. Boşanmak isteyen eş, dava dilekçesinde bulunan olayları ispatlamak için tanık dinletebilir veya başka belge ve delil varsa mahkemeye sunabilir. Boşanmak istemeyen eşin kusuru kanıtlanamadığı durumlarda, hâkimin boşanma kararı vermesi pek mümkün değildir.

Hamileyken Boşanma Davası Süreci Nasıl Gerçekleşir?

Günümüzde en sık görülen dava türlerinden biri boşanma davalarıdır. Boşanma davalarının pek çok sebepleri bulunmaktadır. Evlilik birliği birçok sebeple sarsılmaktadır. Bu durumlarda boşanmayı istemek kişisel bir haktır. Eşler Aile Mahkemeleri’ne başvurarak anlaşmalı veya çekişmeli boşanma davası açarak bu birlikteliği sonlandırabilirler. Fakat bazı şartların oluşması halinde evlilik sonlandırılabilir. Diğer bir yandan boşanma davalarında süreci etkileyen ve sürecin yönünü değiştiren birçok sebep bulunmaktadır. Bu unsurlar; nafaka, velayet, boşanma tazminatı miktarı, boşanma protokolünün hazırlanması, mal paylaşımı gibi konular dava sürecini etkileyen unsurlardır. Fakat boşanma davasını etkileyen ve birçok soru işaretini de beraberinde getiren en önemli konu, eşin hamilelik durumunun olmasıdır.

 

Hamileliğin Boşanma Davasına Etkisi

Eşin hamile olması halinde, boşanma davalarında, boşanma davasının çekişmeli mi yoksa anlaşmalı mı olacağı, Hâkimin kararını etkileyen konulardır. Hâkim çekişmeli boşanma davasında, boşanmaya ilişkin kararını hamileliğin sonlanması ile veya doğumun gerçekleşmesi ile birlikte vermektedir. Boşanma davası anlaşmalı şekilde açıldıysa Hâkim kararında, hamile eşin hakları gözeterek ve boşanma protokolündeki bazı maddeler düzenleyerek evlilik birliğinin sonlandırılmasına karar vermektedir.

 

Hamile Kadının Korunması

Hamile kadın, Türk Ceza Kanunu kapsamında koruma altına alınmaktadır. Türk Ceza Kanunu 233.maddesinin 2.fıkrasında yer alan hükümler doğrultusunda, hamile olduğunu bildiği eşi veya beraber yaşadığı ve kendisinden hamile kalmış bulunan ve bu durumu bildiği halde evli olmayan kadını çaresiz durumda terk eden kişiye 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası verilmektedir. Bazı hamile olmayan kadınlar eşleriyle evliliklerinin devam etmesi için kocasını hamile olduğuna inandırmakta ve onu kandırmaktadır. Ancak bu durum hukuki anlamda duygusal güveni zedelediğinden boşanma davalarında duygusal şiddet içeren bir davranış olarak kabul edilmektedir. Bu gibi durumlarda eşler arasında ortak hayatın temelini sarsacak seviyede ve aile birliğinin devamına olanak vermeyecek şekilde şiddetli geçimsizlik olduğu kabul edilmektedir.

 

Terk Edilen Hamile Kadının Hakları Nelerdir?

Hamileyken eşi tarafından terk edilen kadınların, Kanuni hakları Türk Medeni Kanunu’yla koruma altına alınmıştır. Resmi nikâhlı eşi tarafından hamileyken terkedilen kadın, iki şekilde hareket edebilir. İlk olarak boşanmak isteyen hamile kadın, açacağı boşanma davasıyla Türk Medeni Kanunu’nun 197. maddesine göre konut, nafaka ve ev eşyasından talep edebilmektedir. Türk Medeni Kanunu’nun verdiği hükümler doğrultusunda, eşlerden biri müşterek hayat sebebiyle ekonomik durum, güvenlik, kişilik ya da aile huzurunun tehlikeye düştüğü anlarda ayrı yaşama hakkına sahiptir. Ayrı yaşamak zorunda kalan eş, talep etmesi halinde para, ev ve konut eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine dair önlemler alınır.

 

 

Hamileyken Terkedilen Fakat Boşanmak İstemeyen Kadın Neler Talep Edebilir?

Türk Medeni Kanunu hükümleri doğrultusunda terkedilen ve boşanmak istemeyen kadınların mağdur olmaması için eşlerinden talep edebileceği bazı yararlar bulunmaktadır. Bu talepler:

  • Hamile kadın kendisi ve diğer çocukları için tedbir nafakası isteyebilir.
  • Ortak konutun kendini tahsis edilmesi talep edebilir.
  • Ortak konuttaki eşyaların kendine tahsis edilmesi isteyebilir.
  • Bulunan mal varlıklarına yönelik tedbirlerin konulması gibi tedbir talebinde bulunabilir.

 

Mal Varlıklarına Yönelik Konulabilecek Tedbirler

Mal varlıklarına yönelik konulabilecek tedbirler; aile konutu şerhi konulması, eşin ortak konut, araba veya diğer mal varlıklarında tasarruf yetkisi kısıtlanabilir. Ayrıca tasarruf mevduatının bloke edilmesi gibi tedbirler konulabilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken bazı hususlar bulunmaktadır. Örnek verecek olursak kendisi varsa diğer çocuklar için tedbir nafakası talep edebilecek olan hamile kadın, doğmamış çocukları için nafaka talep edemez. Ancak doğumdan sonra nafaka talebinde bulunabilir. Aynı zamanda mal varlıklarına ilişkin alınabilecek tedbirler ile ilgili olarak bu tedbirler dava süreci ve hâkim kararının kesinleşmesine kadar sürmektedir. Davanın sonuçlanması ile tedbirler kendiliğinden ortadan kalkacaktır.

 

İddet Süresi Nedir?

Boşanma davalarında çok fazla merak edilen konulardan birisi de iddet süresidir. Türk Medeni Kanunu’na göre, evlilik birliği Hâkim kararıyla dahi sonlandırılmış olsa bile yeni bir evlilik yapılabilmesi için bazı kurallar bulunmaktadır. Bu kurallar doğrultusunda Türk Medeni Kanunu’nun 132. maddesi gereğince iddet süresinin beklenmesi gerekmektedir. İddet süresi boşanma davası sonuçlandıktan sonra kadının yeniden evlenebilmesi için beklemesi gereken süre demektir. Yani davanın sonuçlanmasından sonra kadının tekrar evlenebilmesi için, 300 gün beklemesi gerekmektedir. Bunun sebebi, kadının hamilelik halinin ortaya çıkma ihtimalidir. Böyle bir durumda babalık davası konusunun ortaya çıkmaması için iddet süresi dediğimiz 300 günün beklenilmesi önem kazanmaktadır.

 

Boşanma Davası Hakkında

Son dönemlerde ülkemizde yaygınlaşan boşanma, evlilik birliğinin yasal olarak sona erdirilmesidir. Boşanmak ancak Türk Medeni Kanunu’nda sayılan boşanma nedenlerinden bir veya birkaçının oluşması halinde, Hâkimin tarafların boşanmasına karar vermesi ile gerçekleşir. Evlilik; kadın ile erkeğin çift olarak ortak bir hayat kurmasıdır. Farklı ailelerde ortamlarda ve kültürde yetişen kişilerin hayatlarını birleştirerek ortak bir hayat oluşturması bazen karmaşık bir durumu ortaya çıkarmaktadır. Bu sebepli iki farklı ortam ve kültürde yetişen eşlerin evlilik birliğinin sürdürülebilmesi için eşlerin bazı kuralları ve sorumlulukları yerine getirmesi gerekmektedir.

 

 

 

Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Eşlerden birisi veya her ikisinin boşanmak istemeleri durumunda boşanma davası türlerinden birisi ile boşanma davası açılmaktadır. Boşanma davalarında ilk önce eşlerin anlaşmalı boşanma davası ile mi yoksa çekişmeli boşanma davası ile mi boşanacağı tespit edilmelidir. Eşlerden her ikisi de boşanmak istiyor fakat boşanmanın diğer unsurlarında anlaşmışlarsa, anlaşmalı boşanma yolu ile boşanma sağlanacaktır. Fakat eşlerden birisi boşanmak istiyor veya her ikisi de boşanmak istiyor ama boşanmanın diğer unsurlarında uyuşmazlık bulunuyorsa, çekişmeli boşanma davası ile dava açılacaktır. Boşanma davalarında iddiaların ispatlanması deliller ile birlikte dava dilekçesi hazırlanması için uzman bir boşanma avukatından yardım alınmalıdır.

 

İhanet Nedeniyle Boşanma Davası

Boşanma sebepleri; özel sebepler ve genel sebepler olmak üzere iki gruba ayrılır. İhanet yani aldatma, özel sebepler arasında yer alan boşanma sebeplerindendir. İhanet nedeniyle açılan boşanma davaları çekişmeli olarak görülmektedir. İhanet yani aldatma, eşlerden birinin evlilik birliği devam ederken eşini aldatması anlamına gelmektedir. Bu nedenlerden dolayı görülen davalar Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesi gereği özel yargılama usulleri ile yapılmaktadır. Zina, evli bir kişinin gayri meşru bir şekilde başka biriyle cinsel ilişkiye girmesidir. Eşlerden birisinin başkasıyla sarılması, öpüşmesi gibi haller Türk Medeni Kanunu’na göre zina olarak kabul edilmemektedir. Bu gibi hallerde açılan dava, haysiyetsiz yaşam sürme gerekçesiyle açılmaktadır.

 

Zina Nedir?

Evli bir kişinin eşi dışında herhangi biriyle cinsel ilişkiye girmesine zina denilmektedir. Bu konuda dikkat edilmesi gereken bir nokta, bir eşin bir başkasıyla öpüşmesi veya ona dokunması zina suçu olarak kabul edilmemektedir. Bu gibi durumlarda açılan boşanma davası haysiyetsiz yaşam sürme üzerinden açılmaktadır. Mahkeme tarafından zinanın varlığı tespit edildiği takdirde, zina özel boşanma sebebine bağlı olarak boşanma kararı verilmektedir. Bu gibi durumlarda yani zinanın ispat edilmesi halinde mahkeme, tarafları diğer kusur durumlarına bakmadan boşama hükmü vermektedir.

 

İhanet Nedeniyle Boşanma Davası Açma Süresi

Boşanma sebebi ihanetse, zinanın öğrenilmesinden itibaren 6 ay içerisinde kişilerin boşanma davası hakkı bulunmaktadır. Fakat burada önemli bir hak daha var,  o da boşanma sebebi geç öğrenilmiş olabilir. Bu durumda dava açma süresi, aldatmanın gerçekleşmesinden 5 yıl sonra zamanaşımına uğramaktadır. Şayet aldatılan eş, zinayı affediyorsa dava açma hakkı ortadan kalkmaktadır. Zinayı affetme; yazılı veya sözlü olabildiği gibi, eşler arasında gerçekleşen davranışlarla da yapılabilmektedir. Örneğin; eşinin kendisini aldatılmasına rağmen, eşinin mesajları ve çağrıları üzerine evine dönen eş, zinayı affetmiş sayılmaktadır.

 

İhanet Sebebiyle Boşanma Davası Açmanın Yolları

İhanet sebebiyle açılan boşanma davası, özel bir sebep olduğundan yalnızca bu sebeple açılabiliyor. Fakat hem ihanet hem de şiddetli geçimsizlik gibi genel sebepleri içeren bir dava şeklinde eşler boşanma davası açabilme hakkı bulunmaktadır. Diğer yandan Aile Mahkemesi ortadaki zina iddiasını ispatlarsa boşanmaya dair kararını bu neden üzerinde vermektedir ve her iki eş içinde davada daha farklı sonuçlar alınabilmektedir. Şayet zina iddiasının ispatlanması, boşanma kusurlarının değerlendirilmesi üzerinde dava sonuçlanır ve Hâkimin kararları da buna göre olmaktadır. Yani yalnızca aldatma nedeniyle boşanma davası açılıyorsa ancak bu İddia kanıtlanamıyorsa mahkeme davayı reddetmektedir.

 

İhanet Nedeniyle Boşanmalarda İspatta Kullanılabilecek Deliller

Aldatılan kişi zina iddiasını somut olayın özelliklerine göre farklı delillerle ispatlama yoluna gidebilir. Zinayı kanıtlayabilmek için de delilleri ispat edecek her türlü araçtan faydalanabilir. Bu araçlar şunlardır:

  • İhanet eden eşinin sevgilisi ile sinema, restoran, deniz kenarı gibi mekânlarda ve yerlerde samimi olduğunu gösteren video kamera kayıtları, fotoğraflar
  • Sosyal medya aracılığıyla web sitelerinde yaptığı aşk içerikli mesajlaşma kayıtları.
  • whatsApp, instagram, cep telefonu, SMS gibi her türlü medya araçları ve cihazları üzerinden eşinin, sevgilisi ile yaptığı mesajların dökümleri,
  • Eşinin karşı cinsten çocuğunun olması,
  • Eşin konakladığı otele ait kamera kayıtları,
  • Eşinin karşı cinsle cinsel birlikteliği neticesinde kalıtımsal ve meşakkatli bir cinsel hastalığa yakalanması sebebiyle tedavi görmesi
  • İhanet eden eşin sevgilisine hitaben kendi al yazısıyla yazdığı aşk ifade eden cümleler ve her türlü yazılar
  • Eşinin ihanet ettiğine dair sevgilisi ile otelin aynı odasında birlikte kaldıklarını ispatlayan resmi otel kayıtları gibi sıralanabilir.

 

Ancak belirtilen bu bütün delillerin hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş olması gerekir aksi takdirde hukuka aykırı deliller kapsamında değerlendirileceğinden delil olma özelliğini kaybedecektir.

 

Zina İspatında Yargıtay’ın İlkeleri

Yargıtay tarafından aldatmanın ispatı konusunda, belirlenmiş bazı ilkeler bulunmaktadır. Yargıtay’ın kararına göre; evli olan kadın ya da kocanın yalnızken ortak konuta, karşı cinsten birini alması delillendirilirse zina ispat edilmiş sayılmaktadır. Öte yandan eşlerden birinin karşı cinsten biriyle düzenli aralıklarla gece gündüz telefon görüşmesi yapması da aldatmanın ispatları arasında yer almaktadır. Ayrıca eşlerden biri, evlilik dışı ilişki kurarak başka birinden çocuk sahibi olmuşsa, ihanet direkt olarak ispatlanmış olmaktadır. Aile Mahkemesi, sadece kesin delillerle bakarak karar vermez. Aldatma davalarında Hâkim aldatmayı ispat eden olaylarla ilgili olarak eşlerin yemin etmesini isteyemiyor fakat bütün deliller toplandıktan sonra aldatmanın gerçekleşip gerçekleşmediğini karar veriyor.

 

İhanet Davalarında Ses ve Video Kayıtları

Şayet eşlerden biri aldatıldığını düşünüyor ve bunu ispat etmek için çalışıyorsa, eşinin telefonunu dinleme, yüz yüze konuşmaları kaydetme ya da eşinin telefonunu dinleme hakkına sahiptir. Tabii burada dikkat edilecek husus yalnızca bir kereliğine bu işlemin yapılmasıdır. Video ve ses kayıtları, aldatma nedeniyle açılan boşanma davalarında delil olarak kullanılabilmektedir. Fakat bu kayıtların mahkemeye delil olarak sunulabilmesi için, aldatma olayının bu kayıtlarda gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Eğer alınan kayıtlar, sistematik ve planlı ise delil olarak sayılmamaktadır. Sistematik ve planlı bir şekilde yapılan ses ve video kayıtları, aldatma ispatı amacı dışında yapılan fotoğraf, ses ya da video kayıtları, konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması haberleşmenin gizliliğini ihlal olarak nitelendirilir. Bu da özel hayatını gizliliğini ihlal suçlarını doğurmaktadır.

 

Aldatma Nedeni İle Boşanma Davası Ne Kadar Sürüyor?

Aldatma sebebiyle mahkemelere açılan boşanma davalarında; gerekli araştırmaların yapılması, delilerin ispatı için bilirkişi raporu istenmesi, tanıkların dinlenmesi, aldatma eyleminin incelenmesi gibi birçok hukuki işlem bulunmaktadır. Bu durum ihanet sebebiyle açılan boşanma davalarını çekişmeli boşanma davaları içine dâhil etmektedir. Aldatma nedeniyle açılan davalarda süreç her konunun detaylandırılması adına oldukça uzun sürebiliyor.

 

Aldatma Nedeniyle Açılan Boşanma Davalarında Avukatın Önemi 

Aldatma nedeniyle açılan boşanma davalarında, işinde uzman bir avukat desteği almak oldukça önemlidir. Aldatılan eş için boşanma neticesinde hak kaybına uğramaması, incinen şahsiyetinin ve toplumdaki itibarının onarılması için mahkeme kararında alacağı sonuçlar çok fazla önem taşımaktadır. Ayrıca mahkemenin sadece boşanmaya değil, aldatılan eşe kayda değer bir tazminat ödenmesine hükmetmesi de oldukça önemli bir husustur. Diğer bir yandan boşanma davasının kısa sürede sonuçlanması ve boşanmadan kaynaklanacak tazminat, velayet, nafaka ve mal paylaşımı gibi konularda herhangi bir hak kaybı yaşanmaması için profesyonel bir boşanma avukatından yardım almak çok faydalı olacaktır.

Avukata Danışma Ücreti Ne Kadardır?

Boşanma davaları eşlerden birinin boşanmak istediğini beyan ederek bir dilekçe ile başvurması sonucunda boşanma davası açılır.  Ancak bu süreç bir avukatla anlaşılarak yapılırsa süreç kısalır ve adil bir boşanma gerçekleştirilir.

Boşanma Davaları Kaça Ayrılır?

Boşanma davaları ikiye ayrılır.

  • Çekişmeli boşanma davası
  • Anlaşmalı boşanma davası

Devamını Oku

Şiddet Nedeniyle Boşanma Davası

Eşlerin aralarında birçok sebepten dolayı anlaşmazlık olabilir.  Ancak hukuk devleti,  geçerli olan yasalar gereği eşler arasında oluşan anlaşmazlıklar nedeniyle alınan boşanma kararının hukuki bir gerekçeye bağlanmasını şart koşar.   Bu konuda birçok gerekçe sayılabilir.  Bunun en önemli gerekçelerinden biri evlilik kurumunun şiddetli geçimsizlik sebebiyle sarsılmış olmasıdır. Bu durum boşanmak isteyen eşlerin hukuki geçerliliği sayılmaktadır.  Bu gerekçe Medeni Hukukta şiddetli geçimsizlik olarak adlandırılır.  Bunun gerçekleşebilmesi için eşlerden birinin boşanma davası açması gerekir.  Bununla birlikte davayı açan eşin boşanma gerekçelerini ortaya koyması beklenir.  Boşanmanın gerçekleşmesinden önce bir takım talepler gündeme gelebilir.  Örneğin nafaka gibi.  Bu konuda karar verildikten sonra boşanma gerçekleşebilir.

Devamını Oku

Çekişmeli Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Boşanma davaları, evlilik birliğinin temelden sarsılması durumunda eşlerin herhangi biri tarafından açılabilmektedir. İki farklı şekilde açılabilen boşanma davaları, anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davaları şeklinde 2 farklı süreçte incelenir. Çekişmeli boşanma, evlilik birliğini oluşturan tarafların boşanmanın temel unsuru olan velayet, tazminat, nafaka ve boşanma konularının tamamında veya en az biri üzerinde anlaşamaması sebebiyle açılır. Bu tür davalarda taraflar iddia, talep ve savunmalarını Aile mahkemesi huzurunda dile getirerek dava sürecini devam ettirirler.

Devamını Oku