Hamileyken Boşanma Davası Süreci Nasıl Gerçekleşir?

Günümüzde en sık görülen dava türlerinden biri boşanma davalarıdır. Boşanma davalarının pek çok sebepleri bulunmaktadır. Evlilik birliği birçok sebeple sarsılmaktadır. Bu durumlarda boşanmayı istemek kişisel bir haktır. Eşler Aile Mahkemeleri’ne başvurarak anlaşmalı veya çekişmeli boşanma davası açarak bu birlikteliği sonlandırabilirler. Fakat bazı şartların oluşması halinde evlilik sonlandırılabilir. Diğer bir yandan boşanma davalarında süreci etkileyen ve sürecin yönünü değiştiren birçok sebep bulunmaktadır. Bu unsurlar; nafaka, velayet, boşanma tazminatı miktarı, boşanma protokolünün hazırlanması, mal paylaşımı gibi konular dava sürecini etkileyen unsurlardır. Fakat boşanma davasını etkileyen ve birçok soru işaretini de beraberinde getiren en önemli konu, eşin hamilelik durumunun olmasıdır.

 

Hamileliğin Boşanma Davasına Etkisi

Eşin hamile olması halinde, boşanma davalarında, boşanma davasının çekişmeli mi yoksa anlaşmalı mı olacağı, Hâkimin kararını etkileyen konulardır. Hâkim çekişmeli boşanma davasında, boşanmaya ilişkin kararını hamileliğin sonlanması ile veya doğumun gerçekleşmesi ile birlikte vermektedir. Boşanma davası anlaşmalı şekilde açıldıysa Hâkim kararında, hamile eşin hakları gözeterek ve boşanma protokolündeki bazı maddeler düzenleyerek evlilik birliğinin sonlandırılmasına karar vermektedir.

 

Hamile Kadının Korunması

Hamile kadın, Türk Ceza Kanunu kapsamında koruma altına alınmaktadır. Türk Ceza Kanunu 233.maddesinin 2.fıkrasında yer alan hükümler doğrultusunda, hamile olduğunu bildiği eşi veya beraber yaşadığı ve kendisinden hamile kalmış bulunan ve bu durumu bildiği halde evli olmayan kadını çaresiz durumda terk eden kişiye 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası verilmektedir. Bazı hamile olmayan kadınlar eşleriyle evliliklerinin devam etmesi için kocasını hamile olduğuna inandırmakta ve onu kandırmaktadır. Ancak bu durum hukuki anlamda duygusal güveni zedelediğinden boşanma davalarında duygusal şiddet içeren bir davranış olarak kabul edilmektedir. Bu gibi durumlarda eşler arasında ortak hayatın temelini sarsacak seviyede ve aile birliğinin devamına olanak vermeyecek şekilde şiddetli geçimsizlik olduğu kabul edilmektedir.

 

Terk Edilen Hamile Kadının Hakları Nelerdir?

Hamileyken eşi tarafından terk edilen kadınların, Kanuni hakları Türk Medeni Kanunu’yla koruma altına alınmıştır. Resmi nikâhlı eşi tarafından hamileyken terkedilen kadın, iki şekilde hareket edebilir. İlk olarak boşanmak isteyen hamile kadın, açacağı boşanma davasıyla Türk Medeni Kanunu’nun 197. maddesine göre konut, nafaka ve ev eşyasından talep edebilmektedir. Türk Medeni Kanunu’nun verdiği hükümler doğrultusunda, eşlerden biri müşterek hayat sebebiyle ekonomik durum, güvenlik, kişilik ya da aile huzurunun tehlikeye düştüğü anlarda ayrı yaşama hakkına sahiptir. Ayrı yaşamak zorunda kalan eş, talep etmesi halinde para, ev ve konut eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine dair önlemler alınır.

 

 

Hamileyken Terkedilen Fakat Boşanmak İstemeyen Kadın Neler Talep Edebilir?

Türk Medeni Kanunu hükümleri doğrultusunda terkedilen ve boşanmak istemeyen kadınların mağdur olmaması için eşlerinden talep edebileceği bazı yararlar bulunmaktadır. Bu talepler:

  • Hamile kadın kendisi ve diğer çocukları için tedbir nafakası isteyebilir.
  • Ortak konutun kendini tahsis edilmesi talep edebilir.
  • Ortak konuttaki eşyaların kendine tahsis edilmesi isteyebilir.
  • Bulunan mal varlıklarına yönelik tedbirlerin konulması gibi tedbir talebinde bulunabilir.

 

Mal Varlıklarına Yönelik Konulabilecek Tedbirler

Mal varlıklarına yönelik konulabilecek tedbirler; aile konutu şerhi konulması, eşin ortak konut, araba veya diğer mal varlıklarında tasarruf yetkisi kısıtlanabilir. Ayrıca tasarruf mevduatının bloke edilmesi gibi tedbirler konulabilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken bazı hususlar bulunmaktadır. Örnek verecek olursak kendisi varsa diğer çocuklar için tedbir nafakası talep edebilecek olan hamile kadın, doğmamış çocukları için nafaka talep edemez. Ancak doğumdan sonra nafaka talebinde bulunabilir. Aynı zamanda mal varlıklarına ilişkin alınabilecek tedbirler ile ilgili olarak bu tedbirler dava süreci ve hâkim kararının kesinleşmesine kadar sürmektedir. Davanın sonuçlanması ile tedbirler kendiliğinden ortadan kalkacaktır.

 

İddet Süresi Nedir?

Boşanma davalarında çok fazla merak edilen konulardan birisi de iddet süresidir. Türk Medeni Kanunu’na göre, evlilik birliği Hâkim kararıyla dahi sonlandırılmış olsa bile yeni bir evlilik yapılabilmesi için bazı kurallar bulunmaktadır. Bu kurallar doğrultusunda Türk Medeni Kanunu’nun 132. maddesi gereğince iddet süresinin beklenmesi gerekmektedir. İddet süresi boşanma davası sonuçlandıktan sonra kadının yeniden evlenebilmesi için beklemesi gereken süre demektir. Yani davanın sonuçlanmasından sonra kadının tekrar evlenebilmesi için, 300 gün beklemesi gerekmektedir. Bunun sebebi, kadının hamilelik halinin ortaya çıkma ihtimalidir. Böyle bir durumda babalık davası konusunun ortaya çıkmaması için iddet süresi dediğimiz 300 günün beklenilmesi önem kazanmaktadır.

 

Boşanma Davası Hakkında

Son dönemlerde ülkemizde yaygınlaşan boşanma, evlilik birliğinin yasal olarak sona erdirilmesidir. Boşanmak ancak Türk Medeni Kanunu’nda sayılan boşanma nedenlerinden bir veya birkaçının oluşması halinde, Hâkimin tarafların boşanmasına karar vermesi ile gerçekleşir. Evlilik; kadın ile erkeğin çift olarak ortak bir hayat kurmasıdır. Farklı ailelerde ortamlarda ve kültürde yetişen kişilerin hayatlarını birleştirerek ortak bir hayat oluşturması bazen karmaşık bir durumu ortaya çıkarmaktadır. Bu sebepli iki farklı ortam ve kültürde yetişen eşlerin evlilik birliğinin sürdürülebilmesi için eşlerin bazı kuralları ve sorumlulukları yerine getirmesi gerekmektedir.

 

 

 

Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Eşlerden birisi veya her ikisinin boşanmak istemeleri durumunda boşanma davası türlerinden birisi ile boşanma davası açılmaktadır. Boşanma davalarında ilk önce eşlerin anlaşmalı boşanma davası ile mi yoksa çekişmeli boşanma davası ile mi boşanacağı tespit edilmelidir. Eşlerden her ikisi de boşanmak istiyor fakat boşanmanın diğer unsurlarında anlaşmışlarsa, anlaşmalı boşanma yolu ile boşanma sağlanacaktır. Fakat eşlerden birisi boşanmak istiyor veya her ikisi de boşanmak istiyor ama boşanmanın diğer unsurlarında uyuşmazlık bulunuyorsa, çekişmeli boşanma davası ile dava açılacaktır. Boşanma davalarında iddiaların ispatlanması deliller ile birlikte dava dilekçesi hazırlanması için uzman bir boşanma avukatından yardım alınmalıdır.

 

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir