Velayet Davalarında Belirleyici Kriter: “Çocuğun Üstün Yararı” Nedir?

Boşanma sürecinin en hassas ve duygusal konusu şüphesiz çocukların velayetidir. Anne ve babalar sıklıkla "Benim maddi durumum daha iyi, çocuğu ben alırım" veya "Çocuk anneyi istiyor ama ben vermem" gibi düşüncelere kapılabilir. Ancak Türk Medeni Kanunu ve Yargıtay uygulamalarında tek bir mutlak doğru vardır: Çocuğun Üstün Yararı.

Bozdağ Hukuk Bürosu olarak, Ataköy ve Bakırköy bölgesindeki boşanma davalarında edindiğimiz tecrübeyle, mahkemelerin bu kavramı nasıl yorumladığını açıklıyoruz.

⚖️ Çocuğun Üstün Yararı İlkesi Ne Anlama Gelir?

Çocuğun üstün yararı; anne ve babanın isteklerinden, arzularından veya ihtiyaçlarından bağımsız olarak, çocuğun fiziksel, ruhsal ve ahlaki gelişimi için en uygun ortamın seçilmesidir. Mahkeme, "Hangi ebeveyn daha haklı?" sorusuna değil, "Hangi ebeveyn çocuğa daha iyi bir gelecek sunabilir?" sorusuna yanıt arar.

Mahkemenin Velayet Kararını Etkileyen 5 Temel Faktör

Bir Ataköy Boşanma Avukatı olarak duruşmalarda hakimin şu kriterlere odaklandığını görmekteyiz:

  • 1. Çocuğun Yaşı (Anne Şefkati Dönemi): Özellikle 0-3 yaş ve 3-6 yaş grubundaki çocukların anne bakımına ve şefkatine muhtaç olduğu kabul edilir. Anne açısından hayati bir engel (akıl hastalığı, hayati tehlike yaratan yaşam tarzı vb.) yoksa velayet genellikle anneye verilir.
  • 2. Kardeşlerin Ayrılmaması İlkesi: Mahkemeler, çocukların yaşadığı boşanma travmasını artırmamak adına kardeşleri birbirinden ayırmamaya özen gösterir.
  • 3. Çocuğun Alışkın Olduğu Ortam: Çocuğun okulunu, arkadaşlarını ve odasını değiştirmek zorunda kalmayacağı, düzeninin bozulmayacağı seçenek tercih edilir.
  • 4. İdrak Gücü ve Çocuğun Tercihi: Yargıtay uygulamalarına göre, idrak çağına gelmiş (genellikle 8 yaş ve üzeri) çocuklara mahkemece atanan pedagog eşliğinde "Kiminle yaşamak istersin?" diye sorulur. Çocuğun tercihi bağlayıcı olmasa da çok güçlü bir delildir.
  • 5. Ebeveynin Kişisel Durumu: Alkol/madde bağımlılığı, şiddet eğilimi veya çocuğun bakımını ihmal etme gibi durumlar velayeti kaybettiren en büyük kusurlardır.

🛑 Yanlış Bilinen Bir Gerçek: "Parası Olan Velayeti Alır mı?"

Halk arasında yaygın olan "Babamın maddi durumu çok iyi, velayeti o alır" düşüncesi hukuken yanlıştır. Maddi durum tek başına velayet sebebi değildir. Maddi durumu zayıf olan tarafa velayet verilirse, diğer taraf İştirak Nafakası ödeyerek çocuğun giderlerine katılmak zorundadır. Önemli olan para değil, bakım ve ilgidir.

👨‍⚖️ Avukatın Sürece Etkisi

Velayet davaları, sadece kanun maddeleriyle değil, pedagog raporları, sosyal inceleme raporları ve tanık beyanlarıyla şekillenir. Çocuğunuzun üstün yararının sizin yanınızda kalmak olduğunu ispatlamak için:

Çocuğun yaşam standartlarını, ebeveynle olan bağını ve diğer tarafın kusurlarını doğru delillerle mahkemeye sunmak gerekir. Bozdağ Hukuk Bürosu, Ataköy ve çevresindeki müvekkillerine bu hassas süreçte hem hukuki hem de stratejik destek sağlar.

Çocuğunuzun Geleceği İçin En Doğru Adımı Atın

Velayet davası sürecini profesyonel bir destekle yönetmek, çocuğunuzun geleceğini güvence altına alır. Ataköy ve Bakırköy bölgesindeki hukuki ihtiyaçlarınız için bize ulaşın.

📞 Avukat ile Görüş

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Call Now Button